Vefader 10. Aile Yaz Programı 22 – 26 Haziran 2011 tarihinde BEYZAHOTEL Altınoluk/BALIKESİR’de.

Erken  rezervasyon sistemiyle sözleşme yapılan,  “herşey dahil” “FULL PANSİYON” hizmet veren BEYZAHOTEL’de gerçekleşecek olan programımıza son kayıt tarihi 05 Mayıs 2011 dir.

Katılım ücreti: Kişi başı gecelik “herşey dahil”…..

Yetişkin……. kişi başı ……TL (2 kişi aynı oda da kalması kaydıyla)

7-12 yaş (01/01/1999 – 31/12/2004 arası)………  … TL

0-6 yaş (01/01/2005 – 22/06/2011 arası)……. ücretsiz

Katılacak kişiler: toplam katılım bedelinin 1/2′si peşin olarak ödedikten sonra rezervasyonları yapılmış olacak.

Rezervasyon yaptıran katılımcılar, kalan bakiyeyi 01 Haziran 2011 yatıracaklardır.

(Tüm ödemeler 05 Haziran 2011 tarihinde bitmiş olması gerekmektedir.)

Son ödeme tarihine kadar ödemelerini yaptırmayan katılımcıların rezervasyonu iptal edilecek
olup; yedek yazılan katılımcılar için kullanılacağından sayın katılımcıların titizlik göstermesi rica olunur.

(oda sayımız kısıtlı olduğu için süre uzatımı söz konusu değildir.)

Ödemelerin gönderileceği hesaplar: (lütfen açıklama kısmına isminizi yazınız. Bazı dekontlarda isim gözükmüyor.)

* Hüseyin Soysal    Türkiye Finans Katılım Bankası Sultanbeyli Şubesi  376876 – 1 no’lu hesabı

….iban no….  TR79 0020 6000 6300 3768 7600 01

 

* Hüseyin Soysal    Yapı Kredi Bankası Sultanbeyli şubesi 71932171 no’lu hesabı

….iban no….  TR39 0006 7010 0000 0071 9321 71

 

* Hüseyin Soysal    PTT Posta Çeki  Hesabı Posta Çek No: 5569216

Rezervasyon  için ilk ödemeyi yapan  katılımcıların  +90 216 397 39 86 no’lu faks’a
, Gönderi dekontlarının fotokopisi ve açık olarak yazılacak isim, aile yaş bilgileri, cep.tel, e-posta adreslerini
fakslamaları gerekmektedir.(e-posta ile dekont ve ayrıntı gönderimini huseyinsoysal@gmail.com yaptığınızda fax’a gerek kalmamaktadır.)

İrtibat:

Cem Nasip Çavdaroğlu

Turkcell: 0533. 325 90 89

İş Tel   :  0216. 397 39 05

İş Fax  : 0216. 397 39 86

Hüseyin Soysal

turkcell  : 0532. 442 42 00

vodafone: 0542. 522 84 84

avea        : 0554. 522 84 84

huseyinsoysal@gmail.com

huseyin_soysal@hotmail.com (messenger
adresidir.)

Not: Program içeriği ile ilgili çalışmalarımız devam etmekte olup, ilerleyen zamanlarda sizlere aktarılacaktır.
İçerik konusunda görüş ve önerilerinize açığız.

Otelle ilgili detaylı bilgi için http://www.beyzahotel.com/ adresi ziyaret edilebilir.

Vefader Yönetim  Kurulu

Devamını okuyun

Derneğimizin yönetim kurulu başkanı Sayın Erhan BAĞ Bey İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekanı Sayın Prof.Dr. Halil GÜNEŞ’i makamında ziyaret etti.

Devamını okuyun

Geleneksel programlarımızdan birisini daha geride bıraktık. 2010 yılı konseptimiz AB süreci ve yeni Kanun hakkında idi.

Sayın Dr. Muhsin ÖZTÜRK’ün AB süreci ile alakalı sunumu ve yeni geçen kanun ile ilgili bilgilendirmesi katılımcılarımız için yeni bir bakış kazanmalarına vesile oldu.

Sayın Dr. Muhsin ÖZTÜRK’e teşekkür ederiz.

Programımızın ilk günü tanışma ve kaynaşma ile, 2. günü mesleki seminer, son günü de veda gecesi ile bitti.

Yeni katılımcıların yoğunlukta olduğu bir program gerçekleştirdik.

Devamını okuyun

Değerli dostlarımız ve  meslektaşlarımız;

15 – 18 Temmuz 2010 tarihinde Kızılcahamam Asya Termal Otelinde gerçekleştireceğimiz 9. Aile Yaz Programına gösterdiğiniz yoğun ilgiden dolayı teşekkür ederiz.
Program için, otel yönetimi tarafından bize ayrılan rezervasyonumuz  dolmuştur. Program akışı ile ilgili bilgilendirme kısa bir zaman sonra yapılacaktır.
İlgi gösteren arkadaşlarımıza çok teşekkür eder, hayırlı çalışmalar dileriz.

Vefader Yönetim Kurulu

Devamını okuyun

Hollandalı bilim adamları, son yaptıkları çalışmalar ile laboratuar koşullarında yenebilecek et üretmek yönünde çok önemli adımlar attılar. Canlı bir domuzdan aldıkları hücreleri, farklı hayvansal ürünlerle bir arada işleyen bilim adamları bu sayede canlı bir kas dokusu üretimini sağladılar. Üretilen yapay etin henüz tadına bakan olmadı ama bilim adamları yakın zamanda bu eti tamamen sağlıklı bir şekilde yenebilir hale getireceklerini umuyorlar.

Bu projenin ortaya çıkma nedeni ise yakın zamanda yapılan bir araştırmanın sonuçlarına dayanıyor. Araştırmaya göre 2050 yılında bugünkü hayvansal gıda tüketiminin tam iki katına çıkacağı tespit edilmişti. Bugünkü koşullarda hayvansal gıda üreten merkezlerin, tüm dünyadaki metan gazı salınımının %18′inden sorumlu olması et tüketimini sadece insanların değil, dünyanın da sağlığı açısından bir tehlike olduğu anlamına geliyor. Bilim adamları bu yöntem ile üretilecek olan etin son derece sağlıklı ve doğa dostu olacağını, özellikle de üçüncü dünya ülkeleri için ucuz, sağlıklı et tüketimini arttırmanın en pratik yolu haline geleceğini düşünüyorlar.
Kaynak:Chip.com.tr

Devamını okuyun
10
Haziran
2010

star yazarı Prof. Dr. Erdem Yeşilada, yapılan çalışmalar sonucunda nar suyunun domuz gribi üzerinde etkili olduğunun ortaya çıktığını söyledi

• Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erdem Yeşilada, nar suyunun virüslerin yok edilmesinde önemli etkisi olduğu söyledi. Yeni yayınlanan bir çalışmada nar suyunun grip virüsü üzerinde öldürücü etkisinin tespit edildiğini belirten star gazetesi yazarı Prof. Yeşilada “Zenginleştirilmiş nar özütünün virüs öldürücü bir ilaç olan tamiflu ile birlikte uygulanması durumunda ilacın virüs üzerindeki etkisinin belirgin şekilde kuvvetlendiği gözlenmiş. Özellikle ‘domuz gribi’ gibi H1N1 tipi virüslere karşı alınan ilaçla birlikte nar suyu kullanılması daha yüksek etki sağlayabilir. Nar özütünün antibiyotiklere dirençli tehlikeli bakteriler üzerinde etkili olduğu gösterilmiş“ dedi. Yeşilada, nar suyunun virüs öldürücü ilaç ile birlikte uygulanmasının H1N1 üzerindeki öldürücü etkiyi kuvvetlendirdiğini belirtti.

BİTKİSEL DESTEĞE DİKKAT

Domuz gribine karşı önerilen bağışıklık güçlendirici bitkilerin kontrolsüz kullanılmaması uyarısında da bulunan Prof. Yeşilada “Kalitesi belirsiz ürünlerle bağışıklık sistemini destekleme çabaları tam tersi etki yaparak vücut direncinize zarar verebilir” diye konuştu.

Devamını okuyun
10
Haziran
2010

Her inekten sağlanan sütü ayda en az bir kez ölçerek kaydedin. Hangi ineklerin en yüksek verimi sağladığını bilmek için süt üretiminin ölçülmesi ve kaydedilmesi önemlidir. Hayvanları sürüden ayırmak veya kesime göndermek gerektiğinde ilk seçilecek hayvanlar en düşük verimliler olmalıdır. Süt üretimi bilinmeden hangi ineklerin en yüksek verimi sağladıklarına karar vermek olanaksızdır.

Döllenme ve sütten kesilme zamanlarını belirlemek için danaların doğum tarihini kaydedin. Danaların doğum tarihinin doğru biçimde kaydedilmesi, süt üreticisinin her bir ineğin hangi süt verme aşamasında olduğunu bilmesini sağlar. Süt üretimi, ineğin doğurmasından sütten kesilmesine doğru uzanan süre içinde değiştiğinden, kesime gönderilme kararı verilmeden önce hayvanın hangi süt verme aşamasında olduğunu bilmek önemlidir. Dananın doğum tarihinin bilinmesi, ineklerin döllendirilme ve sütten kesilme zamanlarının tayini açısından da önemlidir. Süt sağımının başlarında önerilen besleme miktarları, ineklerin süt verme dönemlerinin sonuna doğru göreceli olarak az süt ürettikleri döneme göre daha fazla olmalıdır. Bu nedenle, besleme ve sütten kesme zamanları hakkında karar verebilmek için süt verme aşamasının ve döllenme tarihinin bilinmesi gerekir.

Dölleri varolan en güçlü boğalardan alın ve akrabalar arası döllendirmeden kaçının. Genelde, cinsel açıdan aktif boğaların genel değerlendirmede en üst %20’sinin dölleri kullanılmalıdır. Suni döllendirme, ineğin kızgınlık zamanının tayinini, hayvanların kesinlikle gebe kalmalarını ve uygun biçimde üremelerini süt üreticisinin kontrolü altında olmasını sağladığı gibi, döllenme tarihi kesin olarak bilindiğinden yaklaşık doğurma tarihinin de tahmin edilmesine olanak verir. Doğurduktan sonra bir ineğin hamile olmadığı günlerin sayısı (açık günler), suni döllemenin başarı derecesinin göstergesidir. Tipik olarak, açık günlerin sayısının 85 ile 120 gün arasında olmasını tercih ederiz. İnekler uzun süre hamile olmadan kalırlarsa, süt verme süreleri uzar ve süt verme süresinin sonuna doğru süt verimi azalır. Bu inekler, istenilen zamanda hamile kalan ineklerden daha az verimlidir. Genetik açıdan benzerlik taşıyan (ebeveyn ve onların bir kuşak öncesi) inek ve boğaların eşleştirilmesinden doğan danaların süt verimi düşük olduğundan bu uygulamadan kaçınılmalıdır.

En yüksek verimli inekleri en iyi yemle, özellikle hayvan yemleri ile besleyin. Yüksek düzeyde süt üretimi için yüksek kaliteli yem gereklidir. Buğday samanının içeriği enerji ve protein açısından düşük olduğundan, özellikle yüksek düzeyde süt sağlayan ineklere verilmesi tavsiye edilmez. Yonca (alfalfa), arpa ve mısır, tam olgunlaştıkları zaman biçilmişlerse, süt inekleri için kusursuz yemlerdir. En iyi yemleri en yüksek verimli ineklere verip, daha az verimlileri, dışardan sağlanan danaları ve süt vermeyen inekleri daha düşük kaliteli yemlerle besleyin.

Otların ve yemlerin analizini yapın ve enerji ve protein açısından dengeli bir besin sağlayın. Bir yemin içindeki kuru madde (veya nem oranı), protein, selüloz ve enerji miktarlarını bilmeden, o yemin besleme değerini bilmek olanaksızdır. Bu durum, besin içeriği açısından, tahıllar, protein katkıları ve yan-ürün yemlerden daha fazla değişiklik gösterdiğinden, ot çeşitleri için özellikle önemlidir. Yem kalitesini belirlemek için peryodik testler yapılması, hangi yemlerin hangi hayvan grubuna vermek gerektiğinin tayini açısından önemlidir. Dengeli bir besin rejimi, bu analiz esasında belirlenmelidir. Yemdeki enerji ve protein katkı miktarları bu analizin sonuçlarına göre değiştirilebilir. Sabit bir 2:1 süt-konsantre oranı bütün koşullarda yeterli olmayabilir. Örneğin, ABD’de yüksek konsantrasyonlu tipik mısır silajı uygulamasında, silajdaki yüksek enerjiyi göz önünde bulundurarak, konsantre oranını 3:1 olarak kullanırız.

Yemi, ineğin üretimine göre düzenleyin. İneklerin tamamını aynı miktarda konsantre ile beslemek savurganlık olabilir. Bir ineğin süt üretimi azaldığında, onun takviye konsantrelere gereksinimi de azalır; buna karşın yüksek düzeyde süt veren bir ineğin gereksinimi daha fazladır. Bu nedenle, her ineğin süt üretim miktarı bilindiğinde, yüksek düzeyde süt verenler fazla besin maddesinini değerlendirmede daha verimli olduklarından, onların daha fazla beslenmesi mümkün olur.

Kuruda kalma zamanını 40 günden az, 80 günden fazla düzenlemeyin. Araştırmalar, sütten kesilme ve doğurma süresinin 40 günden az, 80 günden fazla olduğu koşullarda, takibeden süt verme süresinde süt miktarının azaldığını göstermiştir. Meme salgı bezlerinin dinlenmesi ve gelecek süt verme süresine hazırlanması için en az 40 gün gereklidir. Uzatılmış sütsüz dönemler (80 günden fazla) ineklerin şişmanlamasına ve gelecek süt verme döneminde verimlerinin azalmasına neden olur.

Sütü, temiz ve kuru memelerden sağın. Yüksek kaliteli süt üretiminde sağlık önlemlerinin alınmış olması önemli bir konudur. Yüksek miktarda bakteri içeren süt, işlem sırasında sorunlar çıkarır ve ürünün kalitesi azalır. İnekler, meme enfeksiyonundan (mastitis) korunmalı ve sağılan sütün bulaşıcı özellikler taşımaması için, meme uçları süt sağma sırasında temiz ve kuru olmalıdır.

İlk kez süt veren inekler 30 aydan daha yaşlı olmamalıdır. Dışardan sağlanan hayvanların 30 aylık olduktan sonra daha ileri bir tarihte doğurmaları, süt elde edebilmek için gereğinden uzun bir süre beslenmelerine neden olur. Bu, pahalı bir yöntemdir. Daha yaşlı ineklerde beslenmede rekabet edecek kadar iri olan iki yaşındaki danaların doğurmaları mümkün olduğu gibi, tercih edilmelidir. Hemen hemen her zaman, ineklerin 30 aylık olmadan doğurmaları istenilen bir durumdur.

İlk kez süt veren ineklerin beslenmede daha yaşlı ineklerle rekabet edebilecek irilikte olmaları ve üretim zirvesine eriştiklerinde yaşlı ineklerin %70’i oranında süt vermeleri gerekir. Süt veriminde bu zirveye erişilmesi, genellikle ineğin sağılmaya başlanmasından sonra 2nci veya 3üncü aylarda gerçekleşir. Daha yaşlı inekler zirvede günde 50 kg süt verirlerse, ilk kez doğuran danaların üretim zirvesine eriştiklerinde verdikleri süt 35 kg’dan az olmamalıdır. Daha yaşlı ineklerle ilk kez doğuran danaların süt verimlerinde önemli bir fark varsa, bu, danaların beslenmede yaşlılarla rekabet edecek irilikte olmadıklarını veya genetik kalitelerinin yaşlılardan daha düşük düzeyde olduklarını gösterir.

Hangi ineklerin en yüksek kâr sağladıklarını saptamak için, ot çeşitlerin fiyatını da katarak, gelire karşı yem maliyetini karşılaştırın. Hangi ineklerin en yüksek kârı sağladığını bilmek önemlidir. Bunu öğrenmek için gelire karşı yem maliyetini hesaplayın. Bu hesabı yapabilmek için her ineğin süt üretimini ve yem maliyetini bilmeniz gerekir. Örneğin:

İNEK 1 İNEK 2 İNEK 3
GELİR
Süt (kg/gün)
Süt fiyatı ($/kg)
Gelir ($/inek/gün)
10
.33
3.30
20
.33
6.60
30
.33
9.90

YEM MASRAFI
Konsantre (200 $/Ton veya 0,20 $/kg) 5 kg 10 kg 15 kg
Konsantre Maliyeti 1.00 2.00 3.00

Yonca (Alfalfa)
(150 $/Ton veya 0,15 $/kg) 5 kg 5 kg 5 kg
Yonca Maliyeti .75 .75 .75

Mısır Silajı
(30 $/MT veya .03 $/kg) 20 kg 20 kg 20 kg
Mısır Silajı Maliyeti 60 60 60

Toplam Yem Maliyeti
($/inek/gün) 2.35 3.35 4.35

GELİR/YEM MALİYETİ .95 3.25 5.55

Bütün sürüler veya sürüdeki bütün inekler iyi beslenmeye veya yemlere derhal tepki göstermez. Hasta ineklerin, gıdaya, kendini iyi hisseden ve bol yem yiyen inekler kadar çabuk reaksiyon göstermeleri beklenmemelidir. Asidoz veya yüksek asitli işkembe, toynak enfeksiyonu (laminitis) veya topal inekler ve vücut ısınının yükselmesine neden olan meme enfeksiyonu (mastitis) hastalığı bulunan inekler yemdeki değişikliklere olumsuz reaksiyon gösterirler. İnekleri aşırı miktarda nişasta veya hububatla beslemek asidoz’a neden olduğundan yenilen yem miktarında iniş-çıkışlara veya azalmalara neden olur. Yemdeki fazla nişasta ineklerin ayaklarında ağrılara da neden olduğundan, onların yem oluğunda çevredeki diğer ineklerle yeterince rekabet edememeleriyle sonuçlanır. Fazla mısır silajı beslemesi de, tanelerin işlenmesi, kesme uzunlukları ve selüloz içeriği iyi ayarlanmadığında, hem asidoz’a , hem de ineklerin topallamasına neden olur. İneklerin topallamasının yemden başka nedenleri de olduğundan, beslenme hatasını topallıkta aramadan önce bu konuların incelenmesi gerekir.

Yemdeki değişikliklerin yarattığı tepkilerin süt üretimine yansımasında ineğin gövde koşulları da etkili olur. Aşırı zayıf inekler (Virginia Tech Üniversitesi Gövde Koşulları Değerlendirme Cetveline göre 2.0 veya daha aşağı) yemlerden aldıkları artan enerjiyi gövdelerinde muhafaza ederler. Diğer taraftan, aşırı şişman inekler (4.0 veya daha fazla) daha zayıflar (2.5 – 3.5) kadar yemezler ve muhtemelen yem değişikliklerine onlar kadar tepki göstermezler. Bu açıklananların bazıları yeterince kanıtlanmamış olmakla birlikte, arazide yapılan anlamlı gözlemlere dayanmaktadır. Buna karşın, ilk doğuran danaların besin iyileştirmelerine karşı gösterdikleri tepkinin, daha yaşlı ineklerle kıyaslandığında, azaldığı kesinlikle kanıtlanmıştır. Journal of Dairy Sciences dergisindeki pek çok beslenme araştırması, daha iyi beslenmesinin yaşlı ineklerin performansını yükseltirken, ilk kez doğruran danalarda bir ilerlemeye neden olmadığını göstermektedir. Buradan anlaşılan, danaların besinin gövdelerinde kullanılmasındaki önceliği büyümeye verdikleridir. Bundan da, boyları küçük danaların iyileştirilmiş besine tepkilerinin, iyi gelişmiş danalara göre daha yavaş olacağı sonucunu çıkarabiliriz.

Bir ineğin veya sürünün içinde bulunduğu süt verme aşaması, besindeki değişikliklere gösterdikleri tepkiler üzerinde etkili olabilir. Erken ve bol süt veren ineklerin besindeki değişikliklere olumlu tepkisi, geç ve göreceli olarak az süt veren ineklere göre daha güçlüdür. Erken süt veren ineklerin besinleri meme salgı bezlerine daha fazla yönlendirme ve yemleri daha verimli biçimde kullanma yeteneği bulunmaktadır. Ayrıca, geç süt veren inek sayısının çok olduğu bir sürüde besin değişikliklerine gösterilen olumlu tepkinin, sağılmada verimlilik bakımından ilk üçte bire dahil inekler düzeyinde olması beklenmemelidir. DHI raporlarındaki ineklerin süt verdiği günlerin sayısından anlaşılacağı gibi, Virginia’daki sürülerin süt veriminde aydan aya önemli farklar gözlenmektedir.

Süt Alınan Günler
Aralık 1999 176
Ocak 1999 179
Şubat 187
Mart 193
Nisan 201
Mayıs 206
Haziran 206
Temmuz 199
Ağustos 191
Eylül 183
Ekim 180
Kasım 176
Aralık 176

Sonbahar ve kış aylarında (Eylül-Şubat) sürüye katılan yeni ineklerin sayısı artmakta ve ilkbahar ve yaz aylarında (Mayıs-Ağustos) azalmaktadır. Bu nedenle besin değişiklikliğine en iyi olumlu tepki serin mevsimlere, en az olumlu tepki sıcak mevsimlere rastlamaktadır. Yenilen yem açısından da, inekler sıcak aylarla karşılaştırıldığında serin aylarda daha çok yem aldıklarından, anlamlı bulunmaktadır. Durumu özetlersek, yem değişikliklerine en iyi ve en kötü tepkinin aşağıdaki listede görülen biçimde geliştiğini görmekteyiz.

En iyi tepki En kötü tepki

Orta sıcaklıklarda Aşırı sıcak ve soğukta
Sağlıklı inekler Vücut sıcaklığı yüksek inekler
Gövde Ağırlık Cetveli (GAC) 2.5-3.5 GAC <2.5 veya >4.0
Süt alınan günler < 180 Süt alınan günler > 200
Süt veriminin ilk üçte biri Süt veriminin son üçte biri
Yetişkin inekler İlk kez süt veren danalar
İlk kez süt veren iri danalar İlk kez süt veren küçük boylu danalar

Bir yeme gösterilen tepkinin belirlenmesinde tüketilen yem miktarı önemli bir göstergedir. Bir yem karışımının formülasyonu yüksek düzeyde süt üretimi için hazırlanabilir, fakat, üretim hedeflerinin karşılanması için ineklerin yem karışımını istenilen miktarda yemesi gerekir. Ocak ayı için yayınlanan son DHI raporu Virginia’daki bir sürüdeki ortalama ineğin süt verme süresi içinde 9.000 kg, yani, günde 31 kg süt sağladığını bildirmektedir. Bu yüksek üretim miktarının, ineklerin kg biriminde daha çok yem tüketimine gereksinimleri olacağı sonucunu vermesi açıkça ortadadır. Aşağıda, %3.5 yağ içerikli süt üreten 590 kg ağırlığındaki bir ineğin, NCR 1989’a göre, yemindeki protein ve enerjiyle desteklenen sütünün protein ve enerji değerleri verilmektedir. Yem porsiyonu, %17 protein ve beslenmenin tümündeki kuru madde dahil, 1.69 Mcal (Megakalori) net enerji içermektedir. Ayrıca, yemdeki protein ve enerjiyle desteklenmiş süt miktarının neden olduğu farklar göz önünde tutulmaktadır. Bu husus, sadece yemdeki besinlerin konsantrasyonunun değil, fiilen tüketilen besin miktarının önemini vurgulamaktadır. Fiili tüketim, daha yüksek düzeyde süt üretimi sağlamada en önemli unsurdur.

Kuru Madde Tüketimi (kg) Protein
(kg) Süt
(kg) Enerji (Megakalori) Süt
(kg)
16 2,72 27 27,0 25
18 3,06 32 30,4 31
20 3,40 36 33,8 37
22 3,74 41 37,2 42

Esas olarak, yemdeki kuru madde miktarı 2 kg’lık kademelerle artırıldığında, protein ve enerjiyle desteklenmiş sütün düzeyi yaklaşık 5 kg’a yükselir. Enerjinin desteği proteininkinden biraz daha güçlüdür. Bu, yem tüketiminin azamiye çıkarılmasının önemini vurgular.

Kuru dönemden sonra süt vermeye başlama sırasında, inekler bir geçiş dönemi geçirir. Bu aşamada, besleme miktarı arttırılmalıdır. Hoard’s Dairyman Supplement dergisinde 25 Eylül 1999’da yayımlanan “Yüksek Verimli Sürülerin Beslenmesi” başlıklı bir makalede, kuru madde besininin gövde ağırlığına oranı (%) olarak aşağıdaki hedefler belirlenmiştir.

Sütsüz sürenin bitiş dönemi (son 21 gün) …………… Gövde ağırlığına göre %2.0
7 inci Gün ………………………………………….. ………………………………………….. . %2.5
14 üncü Gün ………………………………………….. ……………………………………….. %2.9
21 inci Gün……………………………………….. ………………………………………….. … %3.4

Süt ineklerinin kuru maddeyle beslenmesi, kısmen üretilen süt miktarıyla, yani, metabolik gereksinimle kontrol edilir. Süt vermeye başlamanın ilk döneminde, beslenme hızı, süt üretiminin gerisinde kalır ve en yüksek beslenme miktarı en yüksek süt verimini 3-4 hafta gecikmeyle takibeder. BST kullanıldığında, önce süt üretiminin arttığı, beslenme artışının sonradan geldiği bilinen bir husustur. Bu gözlemler, genellikle beslenmeyi kontrol eden metabolik olaylardan kaynaklanır. Beslenmeyi kontrol eden veya sınırlayan diğer bir faktör, benim “çevresel” olarak tanımladığım olaylardır. Bunlar arasında, daha önce değindiğimiz sıcak iklim koşulları vardır. Diğerleri arasında, sunulan yemin miktarı, yemin tadı ve ineğin rahat konumda olması sayılabilir. Bunlandan herhangi biri ineğin verimliliğini kısıtlayabilir.

Yemdeki besin dengesi, ineklerin verimli olmaları için önemlidir. ABD’de süt veren veya vermeyen ineklerin besin gereksinimleri kuru olmak koşuluyla aşağıda verilmiştir.

Uzun süre süt vermeyen inek Sütten yeni kesilmiş inek Süt verme süresinin başlangıcı Süt verme süresinin orta-geç dönemi
Kaba protein (%) 12-13 14-15 17-19 15-17
İşkembede parçalanmadan geçen protein içinde kaba protein (%)

25-30

30-35

36-40

32-36
Net enerji (Mcal/kg) 1.28 1.54 1.72 1.65
Asit deterjan selüloz(%) 28-32 22-26 19-21 32-36
Nötr deterjan selüloz(%) 38-42 30-34 28-32 32-36
Lifsiz karbohidratlar (%) 32-34 34-36 37-40 34-37
Yağ (%) 2-3 2-3 3-7 3-6

Gereksinimleri ifade etmenin başka bir yolu gereken toplam miktarı belirtmektir. Aşağıda, değişken düzeylerde süt üreten 400, 600 ve 800 kg ağırlıkta ineklerin kuru madde beslenmesi, işkembede parçalanmadan geçen proteinler (RUP), işkembede parçalanan proteinler (RDP) ve kaba proteinlerin tablosunu bulacaksınız.

Gövde ağırlığı 400 kg
Kg süt/inek/gün 7 13 20 26
Kuru madde beslenmesi (kg/gün)
10
12
14
16
RUP (kg/gün) ,46 ,64 ,82 ,94
RDP (kg/gün) ,81 1,08 1,38 2,59
Kaba protein (kg/gün) 1,27 1,70 2,20 2,59

Gövde ağırlığı 600 kg
Kg süt/inek/gün 10 20 30 40
Kuru madde beslenmesi (kg/gün)
13
17
21
24
RUP (kg/gün) ,57 ,88 1,20 1,42
RDP (kg/gün) 1,01 1,48 2,02 2,47
Kaba protein (kg/gün) 1,58 2,36 3,22 3,89

Gövde ağırlığı 800 kg
Kg süt/inek/gün 13 27 40 53
Kuru madde beslenmesi (kg/gün)
17
21
26
31
RUP (kg/gün) ,74 1,08 1,50 1,84
RDP (kg/gün) 1,31 1,81 2,53 3,21
Kaba protein (kg/gün) 2,05 2,89 4,03 5,05

İşkembede terkibi bozulan proteinin işlevi işkembedeki bakterileri beslemek ve ineğin süt üretim düzeyini koruması için gerekli mikrobik protein sağlamaktır. Mikrobik protein mevcut en yüksek kaliteli protein olduğundan mümkün olduğunca çok üretilmelidir. İşkembede terkibi bozulmayan protein işkembeden değişikliğe uğramadan geçer ve bir kısmı ince barsakta sindirilir. Bu protein, üretilen mikrobik proteni takviye ettiği gibi, ineklerin yüksek düzeyde süt üretimi için gereklidir. Günde 20 kg’dan fazla süt üreten ineklerin diyetlerinde by-pass protein kaynağına gereksinimleri vardır. Soya fasulyesi ürünleri işkembede terkibi bozulur ve bozulmaz proteinler için iyi bir kaynak oluşturdukları gibi, yüksek düzeyde süt üreten inekler için enerji sağlarlar. Soya fasulyesi ürünlerine örnek olarak, yüksek proteinli soya fasulyesi hamuru (RUP ve RDP içerir), soya fasulyesi yağı (RDP, RUP ve enerji içir yağ içerir) ve soya fasulyesi kabuğu (sindirilen elyaf içerir). Yağ çıkarma yöntemi (solvent veya mekanik) RDP ile RUP arasındaki oranı değiştirir. Mekanik işlem ısı yaratağından RUP miktarını arttırarak by-pass malzemesi oranını yükseltir. Bazı durumlarda bu özellik faydalıdır

Devamını okuyun
10
Haziran
2010

Kars Ardahan Iğdır Veteriner Hekimleri Odası Başkanlığı öncülüğünde ve Kafkas Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğretim üyelerinin katılımıyla sürdürülen “1000 Köyde 1000 seminer ” adlı eğitimVHO işbirliğiyle düzenlenen hayvancılık semineri Belediye Düğün Salonu’nda yapıldı.

2 Haziran Çarşamba günü saat 10.30 da Belediye düğün salonunda düzenlenen seminere, Kaymakam Salih Altun, Garnizon Komutanı Jandarma Yüzbaşı Hasan Şahin, Emniyet Amiri Fevzi Yıldırım, Trabzon Bölgesi VHO Başkanı Sebahattin Yazıcı, Kars Bölgesi VHO Başkanı Prof Dr. Yavuz Öztürkler, Artvin Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Talip Işık, Artvin Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Azam Yıldırım, Veteriner Hekimler Binali Keskin ve Hüseyin Baba, daire amirleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, muhtarlar ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Seminer saygı duruşu ve istiklal marşı okunmasıyla başladı. Sunuculuğunu Şavşat İlçe Tarım Müdürü Mikail Kaya´nın yaptığı seminer programında Kars Bölgesi VHO başkanı Prof. Dr. Yavuz Öztürkler açılış konuşması yaparak seminer hakkında bilgi verdi.
2006 yılında Kafkas Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi ile “1000 Köyde 1000 Seminer Projesini” başlattıklarını belirten Prof. Dr. Öztürkler, Şavşat Kaymakamlığı öncülüğünde Trabzon Bölgesi VHO işbirliğiyle Şavşat´tayız. Amacımız yöredeki hayvancılığın gelişimine katkı sunmak Kafkas Üniversitesi Veteriner Fakültesinden alanlarında uzman Öğretim üyeleri sizlere bilgi sunacak. Hocalarımızın verdiği bilgilerden faydalanmanızı temenni ederim” dedi
Kars Bölgesi VHO Başkanı Öztürkler´den sonra Trabzon Bölgesi VHO Başkanı Sabahattin Yazıcı bir konuşma yaptı. Konuşmasında Siz olmazsanız biz hiçiz diyen Yazıcı; “et ithalatına karşı olan birisiyim fakat artık köylerimizde hayvancılık yapılmıyor. 40 yaşın altında kolay kolay kimseyi bulamıyorsunuz. Eğer yerli üretici üretimini yapmazsa o zaman dışardan ithal edilmeye mahküm oluruz. Değerli üreticilerimiz siz gözümüzün nurusunuz. Üretmekten vazgeçmeyin, bu işi bırakmayın.” dedi.
Trabzon Bölgesi VHO başkanının konuşmasından sonra kaymakam Salih Altun konuşma yaptı. Konuşmasında çarpıcı noktalara değinen Kaymakam Altun, “Tüketim üretimden fazla olursa o zaman ithal edilir onun için üretimden vazgeçmeyeceğiz, üreteceğiz. birkaç hayvan sahibi olmakla çiftçi olunmaz. Hayvandan verimliliği almasını bilmiyorsanız bu hayvancılık değil emanetçiliktir. Bir dönem burada canlı hayvan ticareti yapılırken şimdi yapılmıyor. Bu gün olmamasının nedeni parasızlık değil bir makamda çalışmayı, bir şirketle sözleşmeli çalışmayı prestij saymaktan, bu yanlış algılamadandır. Bu toplantıları önemsememizin nedeni algılamayı değiştirmektir dedi.
İskenderun’daki terör saldırısını ve Akdeniz’deki yardım gemilerine İsrail’in saldırısını kınayan Kaymakam Altun, “Akdeniz´de yardım gemilerine İsrail tarafından saldırı oldu. Bu saldırılara karşı ülke genelinde değişik tepkiler oldu. İsrail ürünlerinin alınmaması tepkileri dile getiriliyor. Bu tür tepkiler birşey ifade etmez. Eğer biz köylerimizde İsrail’in çölde ürettiği domates tohumunu ekiyorsak   ´tohumlarını almayalım, Ürünlerini boykot edelim´ demenin bir anlamı olmaz. 872 bin kilometrekarelik alanımız var. Türkiye gel daha fazla çalış daha fazla üret. Tohumu dışarıdan alma. ” şeklinde konuşarak üretimin önemine vurgu yaptı.
Yapılan konuşmalardan sonra Kafkas Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğretim Üyeleri Prof. Dr Mitat Şahin ve Doç. Dr Şükrü Metin Pancarcı üreticilere bilgiler verdi. Seminer soru cevap kısmıyla sona erdi.
Seminer sonrasında Laşet Turistik Dinlenme Tesislerinde yemek verilirken Kars VHO Başkanı Prof. Dr. Yavuz Öztürkler ve Trabzon Bölgesi VHO Başkanı Sabahattin Yazıcı burada basın mensuplarına açıklamada bulundular. Laşet´te Basın mensuplarına konuşan Kars VHO Başkanı Yavuz Öztürkler yapılan toplantıya gösterilen ilgiden özellikle bayanların gösterdikleri katılımdan memnun olduklarını dile getirerek, başta kaymakam Salih Altun ve Trabzon VHO Başkanı Sabahattin Yazıcı ve katılımcılara teşekkür etti.

Trabzon VHO Başkanı Sabahattin Yazıcı da açıklamasında kendi Bölgesi içerisinde olan Şavşat´ta hayvancılıkla ilgi böyle bir toplantı düzenlenmesinden dolayı memnun olduğunu ifade ederek, “ üreticilerin bilinçlenmesinde katkıda bulunan Şavşat Kaymakamlığına Kars Bölgesi VHO başkanlığına Kafkas Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Öğretim Üyelerine teşekkür ediyorum” dedi.

Devamını okuyun
Page 1 of 3123